Hızlı Erişim

Menü

TARİHÇEMİZ

16.04.2026
22

Tarihçemiz

Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti niteliğinin en önemli göstergelerinden biri, avukatlık mesleğine ilişkin yapılan ilk yasal düzenlemelerdir. Bu kapsamda, Cumhuriyetin ilanından kısa bir süre sonra, 3 Nisan 1924 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen 460 sayılı “Muhamat Kanunu”, avukatlık mesleğini hukuki bir çerçeveye kavuşturmuştur. Söz konusu kanun ile; bireylerin haklarını mahkemelerde ve diğer resmi mercilerde temsil eden kişiler “muhami (avukat)” olarak tanımlanmıştır.

Bu düzenleme yalnızca mesleğin tanımını yapmakla kalmamış, aynı zamanda avukatların örgütlenmesini de zorunlu kılmıştır. Kanunun ilgili hükümleri gereğince, belirli sayıya ulaşan avukatların bir araya gelerek “Baro” adı altında teşkilatlanmaları öngörülmüş; baroya kayıtlı olmayan kişilerin avukatlık faaliyetinde bulunamayacakları açıkça hükme bağlanmıştır.

6 Ocak 1926 tarihinde kabul edilen 708 sayılı Kanun ile “muhami” kavramı yerine “avukat” ifadesi kullanılmaya başlanmış, ayrıca baro kurulabilmesi için gerekli avukat sayısı ondan yediye indirilmiştir. Bu değişiklik, ülke genelinde baroların daha yaygın şekilde kurulmasına imkân sağlamıştır.

Bu gelişmelerin ardından, 1926 yılında Gelibolu Vilayeti’nin kaldırılması ve Gelibolu ile Eceabat kazalarının Çanakkale’ye bağlanması ile birlikte, aynı yıl içerisinde Çanakkale Barosu teşkil edilmiştir. Cumhuriyetin 10. yılında Baro Başkanlığı görevini yürüten Av. Osman Tevfik Bey’in Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderdiği kutlama telgrafı, döneme ilişkin önemli belgeler arasında yer almaktadır. Osman Tevfik Bey, ilerleyen yıllarda “Günel” soyadını almış ve 1935–1939 yılları arasında Çanakkale Belediye Başkanlığı görevinde bulunmuştur.

27 Haziran 1938 tarihinde kabul edilerek 1 Aralık 1938 tarihinde yürürlüğe giren 3499 sayılı Avukatlık Kanunu ile baroların kuruluş ve işleyişine ilişkin daha kapsamlı düzenlemeler getirilmiştir. Bu kanun doğrultusunda, baro kurulabilmesi için gerekli avukat sayısı artırılmış; yeterli sayıya ulaşılamayan yerlerde avukatların en yakın baroya bağlanması öngörülmüştür.

Bu kapsamda, Çanakkale’deki avukatların sayısının yetersiz kalması nedeniyle, 1939 yılında Çanakkale ve çevresindeki avukatlar Balıkesir merkezli olarak oluşturulan baro yapısı içerisinde faaliyet göstermiştir. 7 Ocak 1939 tarihinde Balıkesir’de gerçekleştirilen toplantı ile Balıkesir-Çanakkale Mıntıka Barosu oluşturulmuş; bölgedeki avukatlar bu çatı altında mesleklerini icra etmiştir.

Söz konusu baro yapılanması 1944 yılına kadar devam etmiş; bu tarihte Çanakkale’deki avukat sayısının yeterli seviyeye ulaşmasıyla birlikte Çanakkale Barosu yeniden müstakil bir yapı kazanmıştır. Bu dönemde Baro Başkanlığı görevini Av. Ali Niyazi Sarıdal yürütmüştür.

Cumhuriyetin ilerleyen yıllarında, özellikle çok partili hayata geçiş sürecinde, Çanakkale Barosu’nun faaliyetlerine ilişkin sınırlı sayıda kayda ulaşılabilmektedir. 1950 sonrası dönemde baronun yeniden yapılandığı yönünde bir algı oluşmuş olsa da, tarihi veriler Çanakkale Barosu’nun esasen 1926 yılında kurulduğunu, 1939–1944 yılları arasında ise geçici olarak Balıkesir Barosu bünyesinde faaliyet gösterdiğini açıkça ortaya koymaktadır.

27 Haziran 1938 tarihli Avukatlık Kanunu, yürürlükte kaldığı süre içerisinde çeşitli değişikliklere uğramış ve nihayet 19 Mart 1969 tarihinde kabul edilen 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Çanakkale Barosu’nun kuruluş ve gelişim sürecinde görev alan ilk avukatlar arasında; İsmail Hakkı Bey, Ali Niyazi Bey, Osman Tevfik Bey, Muammer Bey, Tahsin Bey, Davut Bey, Nuri Bey, İbrahim Bey ve Şemsettin Bey gibi isimler yer almaktadır.